HafizEfendi.Com Anasayfa

Sayfa Sayfa Kur'an-ı Kerim Oku

Cüz 23
Sayfa 441
Cüz 23
Sayfa 442
Cüz 23
Sayfa 443
Cüz 23
Sayfa 444
Cüz 23
Sayfa 445
Cüz 23
Sayfa 446
Cüz 23
Sayfa 447
Cüz 23
Sayfa 448
Cüz 23
Sayfa 449
Cüz 23
Sayfa 450
Cüz 23
Sayfa 451
Cüz 23
Sayfa 452
Cüz 23
Sayfa 453
Cüz 23
Sayfa 454
Cüz 23
Sayfa 455
Cüz 23
Sayfa 456
Cüz 23
Sayfa 457
Cüz 23
Sayfa 458
Cüz 23
Sayfa 459
Cüz 23
Sayfa 460

Elmalılı 38:17 - Şimdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Çünkü o, zikir ve tesbih ile bize yönelmişti.

Elmalılı 38:18 - Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam-sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.

Elmalılı 38:19 - Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.

Elmalılı 38:20 - Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiş ve kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermiştik.

Elmalılı 38:21 - Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.

Elmalılı 38:22 - Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telaşe düştü. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver ve aşırı gitme de bizi doğru yolun ortasına çıkar.

Elmalılı 38:23 - Biri: "İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.

Elmalılı 38:24 - Davud dedi ki: "Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten bir cemiyette yaşayanların çoğu mutlaka birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az." Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi, rüku ederek yere kapandı, tevbe ile Allah'a yöneldi.

Elmalılı 38:25 - Biz de o zannettiği şeyi kendisine bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır.

Elmalılı 38:26 - Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hak ile hüküm ver. Keyfe, arzuya uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Çünkü Allah yolundan sapanlar, hesap gününü unuttukları için kendilerine çok şiddetli bir azab vardır.