Vucûhun yevmeizin hâşiah(hâşiatun).
| Diyanet İşleri | : | O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | O gün yüzler eğilirler. |
| Adem Uğur | : | O gün bir takım yüzler zelildir, |
| Ali Bulaç | : | O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır.' |
| Ali Fikri Yavuz | : | Bir takım yüzler vardır ki, o gün zelildir; |
| Bekir Sadak | : | O gun bir takim yuzler zillete burunmustur. |
| Celal Yıldırım | : | Yüzler var ki, o gün kararıp aşağılanmıştır. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür. |
| Diyanet Vakfi | : | (2-7) O gün bir takım yüzler zelildir, durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur, kızgın ateşe girer. Onlara kaynar su pınarından içirilir. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur, o ise ne besler ne de açlığı giderir. |
| Edip Yüksel | : | O gün yüzler saygı gösterir. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Bir takım yüzler o gün eğilmiş zillete düşmüştür |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | O gün kimi yüzler eğilmiş, zillete düşmüştür. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Yüzler var ki, o gün eğilmiş, zillete düşmüştür. |
| Fizilal-il Kuran | : | O gün birtakım yüzler zillete bürünmüştür. |
| Gültekin Onan | : | O gün, öyle yüzler vardır ki 'zillet içinde aşağılanmıştır'. |
| Hasan Basri Çantay | : | Yüzler (vardır) o gün zelîl ve (hakıyr) dir. |
| İbni Kesir | : | Yüzler vardır ki, o gün zillete bürünmüştür. |
| Muhammed Esed | : | Bazı yüzler o Gün yere bakacak, |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (1-2) Sana salgın Kıyametin haberi geldi mi? O gün nice yüzler zillete düşmüştür. |
| Şaban Piriş | : | O gün, yüzler vardır yere yıkılmış. |
| Suat Yıldırım | : | Yüzler vardır o gün yere eğilmiştir, zelildir! |
| Süleyman Ateş | : | Yüzler var ki o gün öne düşüktür, |
| Tefhim-ul Kuran | : | O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır.' |
| Ümit Şimşek | : | Yüzler vardır, o gün yere bakar, |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Yüzler vardır o gün zilletle öne eğilmiştir. |