Le terkebunne tabakan an tabakın.
| Diyanet İşleri | : | Şüphesiz siz hâlden hâle geçeceksiniz. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Elbette geçeceksiniz bir halden bir hâle. |
| Adem Uğur | : | Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz. |
| Ali Bulaç | : | Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Sizler, muhakkak halden hale binib geçeceksiniz. |
| Bekir Sadak | : | suphesiz siz bir durumdan digerine ugratilacaksiniz. |
| Celal Yıldırım | : | Ki sizler şüphesiz kademeli hayat safhalarında halden hale geçeceksiniz. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz) |
| Diyanet Vakfi | : | (16-19) Hayır! Şafağa, geceye ve onda basan karanlığa, dolunay olmuş aya yemin ederim ki, halden hale geçersiniz. |
| Edip Yüksel | : | Siz evreden evreye binip geçeceksiniz. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ki sizler binip binip gececeksiniz elbette tabakadan tabakaya |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | sizler binip binip tabakadan tabakaya (halden hale) geçeceksiniz! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz. |
| Fizilal-il Kuran | : | Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğrayacaksınız. |
| Gültekin Onan | : | Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz. |
| Hasan Basri Çantay | : | siz (ey insanlar), hiç şübhesiz, o halden bu haale bineceksiniz. |
| İbni Kesir | : | Muhakkak siz; bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. |
| Muhammed Esed | : | (işte böylece, ey insanlar,) siz adım adım ilerleyeceksiniz. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Elbette ki halden hale mülâki olacaksınız. |
| Şaban Piriş | : | Elbette sen, bir aşamadan bir aşamaya geçeceksin. |
| Suat Yıldırım | : | Siz halden hale geçeceksiniz! |
| Süleyman Ateş | : | Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz! |
| Tefhim-ul Kuran | : | Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz. |
| Ümit Şimşek | : | Siz bir tabakadan diğerine geçeceksiniz. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz. |