Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
| Diyanet İşleri | : | O gün vay yalanlayanların hâline! |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Vay hallerine o gün yalanlayanların. |
| Adem Uğur | : | O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline! |
| Ali Bulaç | : | O gün, yalanlayanların vay haline. |
| Ali Fikri Yavuz | : | (Allah’ı ve peygamberlerini) inkâr edenlerin o gün vay haline! |
| Bekir Sadak | : | O gun yalanlamis olanlarin vay haline! |
| Celal Yıldırım | : | (Hakk'ı) yalanlıyanların o gün vay hâline!. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | O gün yalanlamış olanların vay haline! |
| Diyanet Vakfi | : | O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline! |
| Edip Yüksel | : | Yalanlayanların vay haline o gün! |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Vay haline o gün yalan diyenlerin |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | O gün yalan diyenlerin vay haline! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | O gün yalanlayanların vay haline! |
| Fizilal-il Kuran | : | O gün inkarcıların vay haline! |
| Gültekin Onan | : | O gün, yalanlayanların vay haline. |
| Hasan Basri Çantay | : | (Ebedî nimeti) yalan sayanların vay o gün haaline! |
| İbni Kesir | : | Vay haline o gün, yalanlayanların. |
| Muhammed Esed | : | (Ama) o Gün, vay haline hakikati yalanlayanların! |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (45-47) O gün vay haline yalanlayanların. Yeyiniz ve menfaatleniniz biraz, muhakkak ki, siz günahkârlarsınız. O gün vay haline yalanlayanların. |
| Şaban Piriş | : | Vay haline o gün yalanlayanların! |
| Suat Yıldırım | : | Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine! |
| Süleyman Ateş | : | Yalanlayanların vay haline o gün! |
| Tefhim-ul Kuran | : | O gün, yalanlamakta olanların vay haline. |
| Ümit Şimşek | : | Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara! |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Vay haline o gün, yalanlayanların! |